News Archive
Ertuğrul Günay: Müzeye gitmek alışkanlık olmalı
Netgazete, 23.11.2009

ANKARA -AA- Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, "kitapçıya, kütüphaneye, müzeye gitmenin vazgeçilmez bir alışkanlık haline gelmesi" gerektiğini söyledi.

Günay, "Çocuk Dostu Müze Programı'nın ikinci ayağının "Anadolu Medeniyetler Müzesi'nde gerçekleştirilen etkinliğine katıldı.
Çalışmanın bu yıl önemli bir ivme kazandığını vurgulayan Günay, etkinliğe katılan İlk Meclis İlköğretim Okulu öğrencilerine teşekkür etti.
Bakan Günay, öğrencilere seslenirken, yarın Öğretmenler Günü'nün kutlanacağını hatırlatarak, "Öğretmenler bizim annemizden babamızdan sonra hatta bazen onlardan önce eğitilmemiz için yaşamı ve yaşamımız boyunca bize gerekli olan bilgileri öğretmek için inanılmaz bir özveriyle çalışan özel insanlardır. Ben öğretmenlerimi, ilk öğretmenimi annem ve babamı nasıl hatırlarsam sürekli öyle hatırlarım" diye konuştu.

Dünyanın başka ülkelerini gezerken, oralarda müzeleri gezen öğrenciler gördüğünü anlatan Günay, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Öğrencilerin ellerinde müzeleri gezerken defter kalem, dosya var. Bir köşeye oturuyorlar gezdikleri objelerin resimlerini yapmaya çalışıyorlar. Müzeyi paylaşıyorlar. Müzede ne olduğunu ne bittiğini anlamaya çalışıyorlar. Galiba o geziden sonra okula döndüklerinde o müzeyle ilgili bir ödevi öğretmenleri ve arkadaşlarıyla paylaşıyorlar.

Yakın yıllara kadar benim gördüğüm müze gezileri Türkiye'de böyle değildi. Müzeleri öğrenci olarak gezdiğim zaman da değildi. Birçok yerde, müze, gezme biraz ders kaynatma vesilesi haline getirilirdi. Ben, zaman zaman öğrencileri durdurup, 'neyi geziyorsunuz', 'nereyi geziyorsunuz' dediğimde yeterli yanıt alamadım, bu eksikliği gördüm. Mademki bir yere gelmişiz özel bir mekana zaman ayırmışız bunu öğrenmemiz gerekiyor. Nereyi geziyoruz, ne var burada, burada tarihin hangi dönemi yaşamış, burası neden önemli bunu öğrenmemiz gerekiyor. Bu yaptığımız çalışma bizi bu öğrenme ve bilgilenme konusunda destekleyecek bir çalışma."
Proje kapsamında ilk programın Cumhuriyet Müzesi'nde yapıldığıni ifade eden Günay, öğretmenlere de "Ankara'da olmak bir şanstır. Öğrencilerinize bu imkanı kullandırma konusunda gayret sarf edin" diye seslendi.

Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nin dünyanın en eski uygarlıklarının ilk ayak izlerine işaret ettiğini anlatan Günay, "Adına 'Anadolu' dediğimiz bu topraklar, üç tarafı denizlerle çevrili olduğu için, akarsuları daha bol olduğu için, iklimi her mevsimi normal bir biçimde yaşama imkanı verdiği için ilk uygarlıkların yeşerdiği, ilk büyük medeniyetlerin kurulduğu çok özel bir toprak" dedi.
Anadolu 10 bin yıl daha eskiye giden uygarlıkların ayak izleri bulunduğunu anlatan Günay, şunları söyledi:
"Geçen yıl ben bir Anadolu müzesinde gezerken, arkeolog arkadaşlarım 'size özel bir şey göstermek istiyoruz' dediler. Bir kutunun içine konulmuş, kağıtlarla pamuklarla sarılmış belli ki aşınmasın diye yeşilimsi bir taş çıkardılar. Taş belli ki bir balta ağzı. Sap kısmında insan eliyle yapıldığı belli olan kısımlar var. Bunun 14 bin yıl önceye ait olduğunu söylediler.
İnanın bana, onu elime aldığımda, ilk bebeğimi elime almış gibi heyecanlandım. Bu topraklarda 14 bin yıl önce insan eliyle yapılmış aletler var ve onlar bizim müzelerimizde. Bunu anlamaya çalışacaksınız. Bundan sonra birçok müzede Türkiye'nin birçok müzesinde bunu yapmaya tarihimizle insanımızı ve gençlerimizi tanıştırmaya çalışacağız.
Yaşamınızda vazgeçilmez bir alışkanlık haline gelsin kitapçıya gitmek, kütüphaneye gitmek ve müzeye gitmek. İnanın bana müze gezmek kadar insanı kendi toprağını sevmesini teşvik eden çok az şey vardır. inanın ki bana kitap kadar iyi ve sağlam çok az dost vardır."
Günay, bunu sağlayabilmek için geçen yıl bir çalışma başlattıklarını, müzeleri öğrencilere 17 yaş sonuna kadar ücretsiz yaptıklarını söyledi.
Üniversiteye gidenler için de yüzde 50 indirimli bir kart çıkardıklarını anlatan Günay, "Yetişkinler için de 'Müze Kart' çıkardık, fiyatı 20 TL... Bazen basında 'Müze Kart'la ilgili eleştirel yazılar çıkıyor. 'Her yer ücretsiz denildi, Topkapı Sarayı'nın şu bölümüne Efes'te de Yamaç Evlerine giremiyoruz' diye. Evet, bazı yerler var ki biz orada izdiham olmasın istiyoruz. Orada bir ziyaretçi kapasitesi var, o kapasite zorlanmasın istiyoruz" dedi.

Konuşmaların ardından, öğrenciler, "Senden Önce Anadolu" eğitim setindeki antik çağları anlatan çocuk maketlerinin arkasına geçerek, dönemler hakkında bilgi verdiler.
Bu arada, etkinliğe katılan Türk Eğitim Gönüllüleri Dr. Nusret Arsel Etimesgut Eğitim Parkı'ndan öğrenciler, Anadolu Medeniyetleri Müzesi ile aralarında yürüttükleri proje ve atölye çalışmaları için Bakan Günay'dan destek sözü aldı.

Günay, daha sonra, yıkılan öğretmenevinin yanındaki Roma dönemine ait tiyatroya giderek çalışmalar hakkında Anadolu Medeniyetleri Müzesi Melih Arslan'dan bilgi aldı.
Çalışma yapılan alanda bir Roma yerleşimi olduğunu aktaran Günay, "Ankara çok eski bir şehir. Hacı Bayram ve Agustus tapınağı simgesel bir yerde bulunuyorsa ve Agustus tapınağının duvarında da bir eşi Roma'da bulunan bir kitabe varsa o zaman burası çok önemli bir merkez" dedi.
"Kötü yapılaşmalarla alanın kimliksiz bir hale dönüştürüldüğünü" ifade eden Günay, şunları kaydetti:
"Şimdi mümkün olduğu kadar Ankara'nın bu özelliğini belirgin hale getirmeye gayret ediyoruz. Burada çok sayıda yapılması gereken mekan yenilemeleri var, yıkımlar var. Bunları yapacağız. Gelecek yıl içinde bu kazı, yandaki y ıkılan otelin arazisine kadar devam edecek. bütün bu alanda bu yıkımlarda yapıldıktan sonra bu alanda bir Roma yerleşimi olduğunu düşünüyorum. Çünkü karşıda Agustus tapınağı burada bir tiyatro var ise bu alanda mutlaka başka kamusal alanlar var. Roma hamamı ile Ankara Valiliği'nin önündeki Roma yolu arasında da devam eden bir yol var yol bağlantısı var. Önemli bir Roma yerleşimi, bunu ortaya çıkarmaya çalışıyoruz.

Roma ortaya çıkarken, Selçuklu yapıları da çevredeki düzenlemeler esnasında ortaya çıkmış olacak. Böylece tarihin iki dönemine Ankara tanıklık etmiş olacak. Cumhuriyet'in başkenti ama önemli bir Selçuklu yerleşimi ve önemli bir roma yerleşimi olarak bir tarihsel kimliğe ulaşmış olacak. Bir süre sonra belki burada küçük etkinliklerin, müzik etkinliklerin yapılabileceği bir mekan ortaya çıkacak. Selçuklu eserleri de ortaya çıkacak. Normal bir Roma şehri açısından baktığınız zaman Agustus ile bu tiyatro arasında mutlaka görkemli bir aksın bulunması gerekiyor. Bu otel yıkılınca karşılıklı bir aks ortaya çıkacak. Muhtemelen sütunların heykellerin bulunduğu bir cadde çıkacak ortaya."
Toplam 16 ciltten oluşan ve kolektif bir çalışmanın ürünü olan eğitim seti, Anadolu Medeniyetleri müzesi ve ABD'de kurulu Turkısh Cultural Foundation (Türk Kültür Vakfı) ana sponsorluğunda hazırlandı.
Anadolu topraklarında yaşamış uygarlıklara ait bilgiler çocuklara eğitici, eğlenceli ve akılda kalıcı bir tarzda anlatılıyor. Çocukları sıkıcı bilgilere boğmadan zaman içinde geriye doğru yolculuğa çıkarmayı amaçlayan kitapçıklarda. Her çay ve uygarlık güneş ve bir çocuk kahraman tarafından tanıtılıyor.
Ali Akın Akyol'un koordinatörlüğünde, Türkçe ve İngilizce olarak hazırlanan eğitim setiyle, ilköğretim öğrencileri ve öğretmenlerin müze gezileri ve müzede yapacakları etkinlikler sırasında onlara yol göstermek amaçlanıyor.

Source : Netgazete