News Archive
Osmanlı'da "Bahçe Kültürü" İnce Zevkin Ürünüydü
TurkishNY, 11.03.2011

Amerikalılara Türk kültürünü tanıtmayı amaçlayan Türk Kültürü Vakfı (The Turkish Cultural Foundation) ile Anadolu Sanatçıları (Anatolian Artisans)tarafından ortaklaşa düzenlenen etkinlikte Türk tarihi farklı bir boyutuyla anlatıldı: Çiçek yetiştiriciliği. İstanbul Üniversitesi Ebebiyat Fakültesi'nin eski dekanı ve sanat tarihçisi Prof.Dr. Nurhan Atasoy, Türkiye'nin Washington Büyükelçiliği'nde kendisini dinleyen yüzü aşkın Amerikalıya "Lale" çiçeğini Hollanda'ya değil aslında İstanbul'a ait görmek gerektiğini vurguladı.

ABD'de The Turkish Cultural Foundation'un Uzman Bilim İnsanı olarak dizi konferanslar vermekte olan Prof.Dr. Nurhan Atasoy, Anatolian Artisans'ın katkısıyla elçilikte düzenlenen gecede, Türkiye'nin Avrupa'yı da etkileyen bahçe kültürü hakkında bilgiler verdi. Atasoy'u dinleyenler arasında Washington'da bitki yetiştiriciliği alanında jüri üyeliği yapan Amerikalılar da bulundu.

Atasoy, konuşmasında Türkiye'nin sanat tarihinin yurt dışında bu alanı izleyen uzmanlar dışında bilinmediğini belirtti. Osmanlı İmparatorluğu'nda saray yaşamı içerisinde de bahçe kültürünün özel bir yeri olduğunu kaydeden Atasoy, çiçek yetiştiriciliğine verilen önemin kendini "çinicilik sanatı"nda da figürlerde gösterdiğini dile getirdi. Bugün Hollanda'nın simgesi olan "Lale"nin aslında İstanbul bahçelerinde özenle yetiştirildiğini de anlatan Atasoy, bunun Türkiye'de yeniden hatırlandığını ve "Lale"nin festival simgesi olarak kullanılmaya başlandığını kaydetti. Atasoy, Osmanlı'da bahçe kültürünü ince bir zevkin ürünü olarak tanımlarken, İstanbul'da Şeyhülislam başta olmak üzere din adamlarının da çiçek yetiştiriciliğine yakın ilgi gösterdiğini de anlattı.

Atasoy'un konferansı sonrasında Vakıf Direktörü Güler Köknar tüm katılımcılara teşekkür etti.

Source : TurkishNY